Ayak Maskesi
Purederm Botanical Choice - Ultra Repairing Foot Mask ║ Kayısılı Ultra Onarıcı Ayak Maskesi ║ Ürün İnceleme
11:21Tüm maskeler benim olsunnnn, kozmetikler sizinnnn....
Maske canavarı olduğum söylenebilir.
Yüz olsun, saç olsun hepsini çok seviyorum.
Daha önce denemediğim tek maske ayak maskesiydi.
Onu da denedim ve yorumlarımı sizlerle paylaşmak istiyorum.
Purederm markasına ait bu ayak maskesine bir Gratis alışverişim esnasında rastladım.
Bu bir Kore ürünü.
Bilirsiniz Kore ürünleri de güzel olur genelde...
Çorap şeklinde olduğunu görünce çok ilgimi çekti ve denemek istedim.
Uzun zamandır çekmecemde bekliyordu aslında.
Dedim hazır yaz mevsimindeyiz, havuz, deniz, kum derken ayakların hem daha çok bakıma, hem de daha güzel görünmesine ihtiyaç var...
Ve geçtiğimiz günlerde kullanmaya karar verdim.
Görmek istersiniz diye düşünüp kullanım talimatını sizlerle paylaşmak istedim.
Kayısılı bu maskeyi yaklaşık 20-30 dakika ayaklarımız da bekletmek gerekiyormuş.
İçerisinde Shea Butter, Kayısı, Nane ve diğer doğal bileşenler bulunuyormuş.
Bu sayede ayaklarınızı onararak nemlendirme sağlıyor.
Uygulama sonrası ise ayaklarınızı yıkamak gerekmiyor.
1 paket içerisinden 1 çift çorap çıkıyor.
Bu çorapların dış kısmı sargı bezi gibi bir kumaştan. (nasıl tarif edeceğimi bilemedim:)
İçerisinde kremsi bir ürün var.
Ama dış kısmında herhangi bir ürün olmadığından rahatlıkla uzanabilir yada işinizi görebilirsiniz.
Ama sakın terlik giymeden yürümeye çalışmayın.
Aksi halde benim gibi tepetaklak olabilirsiniz :)
Ben çorapları giydim ve 30 dakikadan daha uzun süre bekledim.
O sırada işlerimi hallederken ne kadar fazla durursa kar diye düşündüm :)
Peki düşüncelerim ne?
Kesinlikle ben bu ürüne bayıldım!
Çorapları çıkarttığımda ayaklarım müthiş derecede nemlenmişti.
Özellikle topuk kısımlarım bebek topuğu gibi olmuştu.
Üzerine nemlendirici kremimi de sürerek temiz bir çorap giydim.
Kesinlikle sizlere tavsiye edebileceğim bir ürün oldu.
Stoklamayı düşünüyorum.
Hatta bir sonraki sefere bu çorapları giyip, üzerine polar çoraplarımı giyerek gece öyle uyumayı düşünüyorum.
Etkisi daha iyi olacaktır.
Eğer topuklarınızda ciddi problemler varsa, yada sadece daha pürüzsüz bir görünüm istiyorsanız mutlaka denemeniz gereken bir ürün.
Ürünü Gratis mağazalarında bulabilirsiniz.
İndirim varmıydı hatırlamıyorum ama 5 TL civarı bir fiyata almıştım.
Okuduğunuz için çok teşekkürler...
Kendinize İYİ bakın.
Hoşça Kalın!
Sosyal Medya Hesaplarımdan Beni Takip Edebilirsiniz!
Instagram: www.instagram.com/Benrujumvealligim
Facebook: www.facebook.com/Benrujumvealligim
Twitter: www.twitter.com/BenRujumAlligim
Pinterest: www.pinterest.com/Benrujumalligim
İletişim & PR
Gkcirm@gmail.com
Gkcirm@gmail.com
Kap kacakla motivasyonun ne alakası var demeyin.
Benim bünyem de öyle bir etkisi var mesela...
Yediğim, içtiğim kap ne kadar güzelse, yemek yemek o kadar keyif veriyor bana :)
Bu sebeple geçenlerde ufak bir alışveriş yaptım.
Şimdi sizlerle onu paylaşmak istiyorum.
İlk olarak Migros mağazasından aldığım bu karıştırıcıdan bahsetmek istiyorum.
Bildiğimiz Milkshake vs gibi içecekleri hazırlamak için kullanılan Shaker'lardan...
Üzerinde ki yazısı hoşuma gitti.
Aynı zamanda bu yazı fontunu çok severim ben :)
500 ml haznesi olan bu şişe de içeceklerini hazırlayabilir, suyunuzu değişik şekillerde hazırlayabilir ve sporda yanınıza alabilirsiniz.
Çok sağlam bir koruma kapağı var.
Aynı zamanda kapağının yan tarafında elinizde rahat taşıyabileceğiniz bir boşluk var.
Aynı zamanda çok sağlam bir plastikten üretilmiş.
Farklı renkleri de mevcut.
Fiyatı 6,50 TL idi.
Hala mevcut Migros'lar da...
Mutlaka şans verin derim.
Çünkü bu kalite de böyle uygun fiyata bir ürün bulmak her zaman mümkün olmuyor.
A101 güzelliklerinden 2 ürün :)
Bu örgü kaselerden uzun zamandır istiyordum.
En güzel renklerini kaptım :)
Özellikle mor olan elbette favorim.
Fiyatları 1 TL idi.
Bir de dondurma yapabilmek için 4 lü dondurma kaplarından aldım.
İçerisinde çubukları da mevcut.
Tam hatırlamasam da 6-7 TL gibi fiyatı vardı.
Çok sevindiğim ürünlerden bir diğeri ise yemek kabı oldu.
Ambalajında ki renk sizi aldatmasın.
Ben mavisini aldım :)
2 katlı bir yemek kabı aldım kendime.
Bazen dışarıya çıktığım da karnım aç oluyor.
Yada dışarıda yemek istemediğim zamanlarda kurtarıcı olacak diye düşünüyorum.
Almakta geç kaldığım bir ürün aslında.
Biliyorsunuz geçtiğimiz sene pasta kursuna gidiyordum.
Yaptığımız şeyleri eve taşırken problem olabiliyordu.
Eğer o zaman almış olsaydım çok rahat edecektim.
Neyse sağlık olsun diyelim :)
İçerisi bu şekilde gördüğünüz gibi çelik termos formunda...
Yemeklerinizin soğumasını yada ısınmasını engelliyor.
Çok sağlam bir kapanma sistemi var.
Taşırken dökme gibi problemleri ortadan kaldırıyor.
Üst kısmında taşımak için bir de sapı var.
Çok pratis ve çok şirin bir ürün.
Keyifle kullanacağım.
26 TL civarı olması lazımdı...
Yulaflarımı yada diğer kendime özel hazırladığım şeylere özel bir tavam olsun istedim.
Daha sonra bu granit sosluğu gördüm çok beğendim.
Hem yer kaplamayacak kadar küçük, hem granit, hem de pembe :)
Bu sebeple kaçırmak istemedim.
Fiyatı da 20 TL civarı idi.
Salatalarımı daha güzel hazırlamak için böyle bir sebze soyacağı aldım.
Buna benzer bir ürün vardı elimde fakat bu daha çok alternatif sağlıyor.
Özellikle kabakları uzun uzun ve incecik doğrayabilmek için harika bir ürün.
Bu arada salatalarınıza çiğ kabak eklemeyi deneyin.
Çok lezzetli oluyor :)
Fiyatı 10 TL
İnek desenli çok şirin bir saklama kabı aldım.
Hava almayan vakumlu bir kap bu.
Kapaksız olarak kase niyetine de kullanabilirsiniz.
Porselen bir ürün.
İçerisine kuru yemiş ve meyvelerimi koyuyorum.
Çantamda gezdirebileceğim kadar küçük olduğundan da çok rahat oluyor.
Fiyatı 5 TL
Bir kase daha aldım.
Bu plastik bir ürün ve silikon bir kapağı var.
Yine yemiş yada hazırladığınız puding vs gibi şeyleri saklayabilirsiniz.
Fiyatı 3 TL
Fırına girebilen bu porselen minik kaplardan aldım.
Fırından ziyade hazırladığım yemekleri koymak için kullanıyorum.
Fiyatı 4,50 TL
Sevdiğim şeyleri hazırlamam da yardımcı olmaları için bu mini şeyleri aldım.
Bir tanesi oldukça hareketli olan bir çırpıcı.
O kadar esnek ki elinizle istediğiniz şekle sokabiliyorsunuz.
Küöük olması çok güzel bir özellik.
Aynı zamanda çok şık duruyor.
Fiyatı 5 TL idi.
Bir de patates, muz gibi şeyleri ezmek için bir ezici aldım.
Buda şekle giren bir ürün o yüzden oldukça rahat bir kullanım sağlıyor.
Fiyatı 5 TL idi.
Süzgeçli kepçe ise makarna, mantı gibi şeyleri haşladığınız da çok rahat kullanım sağlıyor.
Epeyce büyük bir ürün.
Ben bunu tencere üzerinde, sebzelerimi buharda pişirebilmek için aldım.
Fiyatı da 1,50 TL idi.
Milkshake lerim için böyle güzel pipetler aldım.
Ne zamandır büyük boy pipetlerden arıyordum.
Epey şişman ve körüklü pipetler genelde frozen içerken kullanılıyor.
Muzlu vs gibi içecekler takılmadan rahatça geçiyor içinden.
İçerisinde 50 tane bulunan bu paket 10 TL idi.
Renkli Crazy pipetler ise sert plastikten ve 5-6 TL civarı bir şeydi...
Benim motivasyon alışverişim bu şekildeydi.
İnanın o kadar faydası oldu ki anlatamam.
Her gün farklı bir kapta şık sunumlu öğünler hazırlıyorum kendime.
Bu sebeple sıkılmıyorum yediğim şeylerden.
Kesinlikle tavsiye ederim.
Okuduğunuz için teşekkürler.
Kendinize İYİ bakın.
Hoşça Kalın!
Sosyal Medya Hesaplarımdan Beni Takip Edebilirsiniz!
Instagram: www.instagram.com/Benrujumvealligim
Facebook: www.facebook.com/Benrujumvealligim
Twitter: www.twitter.com/BenRujumAlligim
Pinterest: www.pinterest.com/Benrujumalligim
İletişim & PR
Gkcirm@gmail.com
Gkcirm@gmail.com
Birazda Resimler Konuşsun
Hayal Gücü ║ Fall İn Autumn ║ #Birazda Resimler Konuşsun! Yazı Serisi №2
06:40Sonbahar'da ben!
Temsili değil birebir :)
Kaşkollar, boyunluklar, yağmur çizmeleri...
Hepsine aşığım sanırım :)
Resimlerin konuşacağı bir yazıya daha Hoş geldiniz!
Son zamanlarda hissettiğim duyguların içeriği tamamen fall!
Sonbahar Eylül ayı ile birlikte geldi oturdu içime...
Temmuz çocuğu olsam da sonbahar ayrıdır bende.
Yağmurlar, dökülen yapraklar, üşüttüğünü hissettiğinde içtiğin kahvenin verdiği tat bile ayrı!
Battaniye altında izlediğim filmler, cama vuran yağmur damlaları, yüzüme esen serin serin rüzgar, uzayan geceler ve ağzımdan çıkan duman...
Haki yeşili ve bordo!
Sonbaharı sevmem için daha bir sürü nedenden sadece bir kaçı...
Fall İn Autumn
'Sonbahar'
Yıllardır hafızamda kayıtlı olan bir fotoğraf...
Daha çok kışı anımsatsa da baktığımda verdiği huzur bir başka!
Şömine başında en sevdiğinle kitap okumak...
Tercihen şişe yerine sıcacık bir salep isterdim bu fotoğrafta.
Ve yanında muhteşem bir muhabbet.
Kimimiz yalnızlığı daha çok sever.
Kendini dinlemek için...
Benim de en çok tercih ettiğim şeylerden biridir.
Huzurdan öte güzellik yok.
Şömineli bir evimiz olmasa da, yağmuru doya doya izleyebileceğimiz bir penceremiz var şükür ki :)
Sıcacık bir kahve ile çiseleyen yağmuru, dökülen yaprakları izlediğiniz de sizde hayal kuruyor musunuz benim gibi?
En masumun dan oluyor tavsiye ederim...
Kareli desenlerin sonbaharla bir ilgisi olabilir mi?
Nerede kareli bir şeyler görsem aklıma düşer bu battaniyeler.
Kırmızısından bende de var ki :)
Dizilerimi izlerken bana eşlik ediyor yumuş yumuş...
Ve itiraf etmeliyim ki yazın çok özlüyorum onu.
Biraz daha ilerletelim mi Sonbaharı ?
Sarı botlar, yünlü kazaklar, geyik desenleri...
Kim sevmez ki bordoyu, yeşili.
Tamam tamam geyikli taytları dahil etmiyorum :)
Bende nefret ettim çünkü onlardan.
Alacaksın makineni eline, gideceksin bu yola...
Elinde mataran da olacak tabi ki!
Kahvesiz olur mu? :)
Arada yağmur çiseleyecek, ıslanacaksın...
Kurumuş yapraklara resimlerle hayat vereceksin.
İçine çektiğinde mis gibi havayı, bir kez daha şükredeceksin.
4 mevsimi yaşattığı ve görmene izin verdiği için Allah'a !
En büyük hayallerimden biridir, bir gün böyle bir yerde fotoğraflar çekebilmek!
Kırmızı yapraklarla karşılaşıp bir kavanoza doldurabilmek!
Her özlediğimde sonbaharı açıp kokusunu içime çekebilmek...
Çok mu hayal dünyasında yaşıyorum?
Ama biliyorum ki yalnız değilim.
Yazımı okuyanlar arasında şu yoldan geçmek isteyenlerin olduğunu biliyorum.
Belki biraz fazla hayalperestim, yada çok fazla romantik düşünüyorum...
Ama ben böyle iyiyim.
Hemde çok iyiyim.
Hiç bir zaman özlemedim güneşi, kurumuş yaprakları özlediğim kadar.
Verdiği sıcaklık sevdiremedi kendini soğuk bir rüzgar kadar.
Belki de ben sonbaharda kendimi buldum.
Daha çok gerçeklerle yüzleştim.
Yaz kalabalıkları sever.
Sonbahar yalnızlığıma eşlik ettiği için belki de ben onu çok sevdim!
Şükürler olsun Yaz da yaşıyoruz ülkemizde Kış da...
4 mevsimin de güzelliklerini görebiliyoruz.
En azından hala nefes alabiliyoruz.
Eksikliğini hissetsek de bazı sevdiklerimizin, kalanlar ile her mevsimin güzelliğini yaşıyoruz.
Sağ olana her mevsim güzel.
Ama bir tercih yap deseler ben yine sonbahar derim, yine sonbahar...
Hoşça Kalın!
Sosyal Medya Hesaplarımdan Beni Takip Edebilirsiniz!
Instagram: www.instagram.com/Benrujumvealligim
Facebook: www.facebook.com/Benrujumvealligim
Twitter: www.twitter.com/BenRujumAlligim
Pinterest: www.pinterest.com/Benrujumalligim
İletişim & PR
Gkcirm@gmail.com
Gkcirm@gmail.com
Bana dair
֎Kasmadan Kilo Vermeye Çalışıyorum. Başarıyorum! ░ #what.i.eating ░ Yeni İnstagram Hesabım
05:55Snapchat gazileri burada mı?
Hayır çok fazla üzerinize geliyorum da...
Bir özür dilemek istedim :)
Çok fazla aktif olduğum bir yer #snapchat...
Eğer hala takip etmeyenleriniz var ise Benrujumalligim olarak ekleyebilirsiniz ֎
Neyse gelelim konumuza...
Snap dememin sebebi son zamanlarda orada yaptığım bir takım paylaşımlar.
Gerek yediğim, gerek içtiğim, gerek aldıklarım...
Şimdiden söyleyeyim çok dikkatli beslendiğim söylenemez :)
Gece yarıları kokoreçler, sabah kahvaltısını 12 de yemeler, arada cipsler falan mevcut paylaşımlarım da...
Bir de bir hevesle spor için aldığım, diyet için aldığım malzemeler de var tabi :)
O yüzden takip etmenizi öneririm çünkü çok fazla saçmalıyorum :)
Tüm bunlara rağmen, kokoreçlere, geç kahvaltılara ve tüm sağlıksız şeylere rağmen kilo veriyorum ama!
Evet evet kilo veriyorum.
Ben diyetlere sarılıp, hayatı tatsız tutsuz şeylere bırakarak, sevdiğin şeylerden kendini mahrum ederek bir şeyler başarılabileceğini düşünmüyorum.
Ha yok mu öyle kişiler?
Elbette var.
Ama neden sevdiği şeyleri yemeden hayatta kalmalı ki insan?
Fit bir vücuda sahip olmak için sadece tatsız tuzsuz besinler tüketmek zorunda mıyım?
Yada istediğim zaman istediğim şeyleri yemeden ne kadar güzel geçer ki bu hayat?
Yesek ama zayıflasak olmuyor mu?
Oluyor efendim oluyor...
Bazı şeylere dikkat edersen, hayatına bir kaç ipucu eklersen, yeyip yeyip yatmazsan, onları yakmaya çalışırsan, hem zayıflarsın, hem de hayattan mahrum kalmazsın.
İşte ben yıllarca bu mantıkta ilerledim.
En fazla 48 kilo oldum yıllarca.
Kilo almaya da vermeye de çok müsait bir metabolizmaya sahip vücuda sahibim.
Geçtiğimiz yıla kadar en fazla 48 kiloyu görmüş bir insanken, malesef yaşadığım büyük bir kayıp sonrası kullandığım haplardan dolayı tam 10 kilo ve fazlasını aldım.
Evet 10 kilo diyorum.
Düşünsenize ne kadar ağır bir yük!
Hem vücuda, hem psikolojiye...
Yaşadığım acı olayda 1 ay içerisinde yaklaşık 8 kilo vermiştim.
Fakat kendimi iyi hissetmem için verilen hapları kullandığımda bu kilonun tam 2 katını aldım.
Hayatıma 59 kilo ile devam etmeye başladım.
Hem ruhum çöktü hem bedenen kötü görünüyordum.
Hemen gittim spor salonuna yazıldım.
Diyetlere başladım, hap almayı bile düşündüm!
Ama kilo veremiyordum.
Bu seferde motivasyonum çöküyordu ve daha çok almaya başlıyordum.
Diyet yapmama rağmen!
Sonra bıraktım hepsini.
Salonu... Diyeti...
Böyle mutlu ol dedim kendi kendime.
Ve unuttum tüm kiloları.
Çünkü biliyordum ki benim aldığım kilo sadece görüntümü değiştirmişti...
Ne sağlığıma engeldi, ne karakterim zarar görmüştü.
Motive ettim kendimi.
Yıllarca kilolarından kurtulmaya çalışan, kiloları yüzünden ayağı kalkamayan, yataklara mahkum olup psikolojisi alt üst olmuş insanları düşündüm...
Ve dedim ki sen nesin?
Bi anda motive oldum.
Bir süre sonra kilo vermeyi düşünmeyerek hayatıma bir kaç şey ekledim.
Sabah kalktığımda içtiğim bol limonlu sular, günlük hayatta sularıma eklediğim şeyler, yemeklerime kattığım bir kaç türlü şeyler, evin içinde dişimi sıkarak bile olsa 1 kaç saat giydiğim korseler, bir kenara bıraktığım evde ki spor aletlerim gibi...
Onları yaptıkça motive olduğumu hissettim.
Ve bir gün tartıya çıktığımda 57 kilo olduğumu görünce bu mutluluk son yıllarda en sevindiğim şey olmuştu.
Bir kıyafet aldığımda 1 beden küçük almaya başlamıştım artık.
Nasıl olsa kilo vereceğim diye.
Günler birbirini kovalarken 55 olduğumu gördüm.
Ve dedim ki kendime 'Sen harikasın!'...
Diyetler değil sen!
Şuan da ise 52 kilodayım.
Çok mu sağlıklı besleniyorum? Hayır.
Deli gibi spor mu yapıyorum? Tabi ki hayır.
Keşke yapabilsem! Keşke daha sağlıklı beslenebilsem.
Ama yapamıyorum. Benim psikolojim bu yönde ilerlememe müsade ediyor.
Yoğun tempoda bir şeyler kaybetmediğimi görünce mutsuz oluyorum.
Ve şu bir gerçek ki benim psikolojim görünüşümden daha önemli!
Bunları neden mi yazıyorum?
Sizde benim yaptıklarımı yapın diye değil!
Ağır sporlarla kendinizi yormayın, istediğinizi yiyin diye değil!
Motivasyonunuzu ayakta tutun.
Ve sizi motive edecek bir şeyler bulun.
Ben kendime şirin şirin kaplar aldım mesela...
Su mataraları hatta yeni kepçeler...
Gördükçe sağlıklı bir şeyler hazırlayasım geliyor arada da olsa...
Canım sıkıldığında açıyorum zumba videolarını.
Hem dans ederek deşarj oluyorum, hem terledikçe gidecek kilolarımın sevincini yaşıyorum.
Eğer kilolarınız sizi yatağa mahkum etmediyse hala yapacağınız kolay şeyler var demektir.
Tek kural kendinizi mutlu ederek bir şeyler yapın ve asla yediklerinizi yakmadan yatağınıza baş koymayın.
Geç olduğunu düşünsem de yeni bir instagram hesabı açtım.
Gittiğim bu yolda uyguladığım herşeyi sizlerle paylaşmak adına.
Ben aynı şekilde ilerleyeceğim.
Belki motive eder paylaştıklarım, belki ilham verir, belki bir şeyler katar...
Eğer takip etmek isterseniz instagram hesabım için what.i.eating yazısına tıklayabilirsiniz.
Orada hazırladığım şeyleri, yediklerimi, yaptığım sporları paylaşıyor olacağım sizlerle...
Ben böyle yaptım. Mutluyum!
Bir sonra ki yazımda 50 kilo müjdesini vermek umuduyla yazımı sonlandırıyorum.
Kendinize İYİ bakın.
Hoşça Kalın!








